‘Hayat Tercihtir’ buluşmaları Muğla’da yapıldı.

Abone ol

google news logo
Giriş25 Haziran 2021
Güncelleme10 Nisan 2023

‘Hayat Tercihtir’ aday buluşmalarını sürdürüyor. Uzm. Psk. Ece Tözeniş ve Gazeteci Şaban Özdemir Muğla Önder İmam Hatipliler Derneğinin düzenlediği programda sınava girecek Muğlalı öğrencilerle bir araya geldi. Sınavın kelime anlamıyla zaten kaousu çağrıştırdığını, sınanmanın insana kendini iyi hissettirmediğini belirten Gazeteci Şaban Özdemir, kaybetmekten korkulmaması gerektiğini söyledi. Kaygının ve korkunun kontrol edilebilir bir şey olduğunu vurgulayan Uzm. Psk. Ece Tözeniş ise sınava girecek adaylara önemli tüyolar verdi.

0

Şaban Özdemir: “Sınav maalesef hayatın her aşamasında olan bir şey.”

Üsküdar Üniversitesi Medya PR Birim Yöneticisi Gazeteci Şaban Özdemir, ilk sınava girdiği yıllara giderek şu anda sınava girecek öğrencilerle empati yaptığını ve aynı duyguları kendi döneminde yaşadığını söyleyerek sözlerine başladı. “Arkadaşlarımın yerine kendimi koyduğumda, o dönemde bende yaşanan duygular; heyecan, kaygı, korku idi. Ve sınavın neden olduğu belirsizlik duygusuydu. Sınav maalesef hayatın her aşamasında olan bir şey. Doğduğumuz an itibariyle zaten bir sınav başlıyor onu biliyoruz. Somut olarak yaşamda girmek zorunda kaldığımız, geçmek zorunda olduğumuz sınavlar da var öte taraftan. Arkadaşlarımın heyecanlanmasının, kaygılanmasının ve korkmasını anlayabiliyorum. Aynı şeyleri ben de yaşadım. Duygu taşıyan her insanın bu süreçlerden geçiyor olması, yaşıyor olması çok normal.” dedi.

Şaban Özdemir: “Sınanma insana kendini kötü hissettiriyor.”

İnsanın yönetemediği tek şey olan belirsizliğin kaygıyı artıran şey olduğunu vurgulayan Gazeteci Şaban Özdemir, “Sınavın adı zaten bir anlamda kaosu çağrıştırıyor. Sınanma, denenme duygusu ister istemez insana kendini kötü hissettirir. Dolayısıyla insani olarak sınanma bizlerin çok tercih ettiği bir şey değil. Psikolojik olarak bunun böyle olduğunu düşünüyorum. Sınava yüklenen anlamı da doğru sorguluyor olmak gerekiyor. Hatalı anlam yüklemeleri kaygıyı tırmandırıyor. Nevzat Tarhan hocamızın da ifade ettiği üzere süreci düşünmekten ziyade sonuca odaklanıyoruz maalesef. Bu konuda kendim dahi o dönemlerde aceleci davranmışız. Şu hatalı düşüncelere kapılıyoruz çoğunlukla; “Acaba kazanamazsam ne olacak? Annemin babamın emeğinin karşılığını veremezsem, kötü puan alırsam arkadaşlarımın yüzüne nasıl bakabilirim…vs.?” Bu yaştaki arkadaşların düşündüğü ve o duygusal kısır döngüde boğuştuğu bir süreç.” dedi.

Şaban Özdemir: “Kaybetmekten korkmayalım. Kaybettikçe güçleneceğiz…”

Her belirsizlik her kaos aslında iyi değerlendirilmesi gereken birer fırsattır, bu unutulmamalıdır diyen Özdemir, “Sınav bir belirsizlik değil. Neden? Çünkü; sınava dair her şeyi biliyoruz. Müfredat belli, soru gelecek yerler, kaç soru gelecek…vs. Hepsi belli. Biz elimizden geleni yaptık mı ona bakalım. Vicdanımız rahat mı onu sorgulayalım. Bu sorulara gerçekçi cevaplar verebilirsek sınavın sonucunu dahi aşağı yukarı tahmin edebilir, öngörebiliriz. Olağanüstü, aksi bir şey olmadığı takdirdi. Ve şunu da belirtmek isterim. Kaybetmekten hiçbir zaman korkmayalım. Başarı sadece o an gururlandırır ancak kaybetmek geliştirir, olgunlaştırır ve kazandırır… Yeri gelecek kaybedeceğiz. Kaybettikçe güçleneceğiz…” dedi.  

Uzm. Psk. Dan. Ece Tözeniş: “Kaygı kontrol çalışmaları yapmak gerekiyor”

Kaygının hayatın her aşamasında olduğuna değinen Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzm. Psk. Ece Tözeniş, “Kaygı kaçınılmaz, sınavlar da kaçınılmaz. Doğduğumuz andan itibaren sınavlar başlıyor. Üniversiteden mezun olunca da iş hayatına atılınca da bitmiyor sınavlar. Her an bir sınavla karşı karşıyayız. Tabii kaygıyı biz çok fazla konuşmaktayız. Hep olumsuz bir duygu durumu gibi konuşuyoruz. Aslında kaygının hiç olmaması da iyi bir şey değil. Yüksek kaygı da iyi bir şey değil. Kaygı bizi biraz daha tetikliyor. Motivasyonumuzu arttırıyor bu yüzden kaygı çok kötü bir şey değil tabii kontrol edebildiğiniz sürece. Kaygı olumsuz düşüncelerimizden dolayı oluşuyor. Kendinize inanmaktan vazgeçmeyin. Bu dönemde biraz daha rahat olarak kaygıyı kontrol etmeye yönelik çalışmalar yapılmalı.” dedi.

Uzm. Psk. Dan. Ece Tözeniş: “Her sene puanlar, başarı sırası değişiyor”

Sınav sisteminin sadece bilgimizi ölçtüğünü, kişiliğimizi, karakterimizi ölçen bir sistem olmadığını söyleyen Uzm. Psk. Ece Tözeniş sözlerine şöyle devam etti: “Sınav sadece lise birden lise sonra kadar aldığımız eğitimi ölçen bir şey. Bizim kişiliğimizi, karakterimizi, bundan sonra neler yapacağımızı, nasıl bir insan olduğumuzu değil. Sadece bilgilerimizi ölçen bir süreç. Evet, hep sonuç odaklı gidiyoruz. Sonunda ne olacak? Ama biz hala sürecin içerisindeyiz. Ve yerleşene kadar, yerleştirme sonuçları belli olana kadar aslında süreç devam ediyor. Sınavdan sonra 4 Ağustos’ta sınavların açıklanması bekleniyor. ÖSYM tarafından yapılmış resmi bir açıklama bu yönde. O zaman belki üniversiteleri gezecekler, orda da bir süreç takip edecek onları. Son aşama yerleşiyor olmak. Burada belirttiğimiz gibi o kriz durumlarını fırsata çevirmek çok önemli. Her sene puanlar, başarı sırası değişiyor.” dedi.

Uzm. Psk. Dan. Ece Tözeniş: “Kararlar öğrendikçe, araştırdıkça oluşuyor…”

Uzm. Psk. Ece Tözeniş ise sözlerine şöyle devam etti: “Ben bütün öğrencilere şunu tavsiye ediyorum. Bütün üniversitelerin resmi web siteleri güncel. Üniversitelerin sitelerinden pek çok bölümle ilgili detaylı bilgiler alabilirsiniz. Üsküdar Üniversitesinde de öyle. Kendinizi en iyi tanıyan kendinizsiniz. İlgilerinizi, yeteneklerinizi, ne yaparsanız mutlu olacağınızı bilen yine sizsiniz. Ben sabah kalktım şunu seçmeye karar verdim değil, zaman içersin de süreç içersin de oluşuyor kararlar. Yavaş yavaş öğrendikçe, araştırdıkça, bilgi sahibi oldukça, zaten o ilginizi buluyorsunuz. Akademik kadro çok önemli, hocalar neler yapmışlar, nasıl çalışmalar da bulunmuşlar bu çok önemli. Üniversitenin araştırma geliştirme laboratuvarları çok önemli. Teoriğin yanında pratik olması gerekiyor. O laboratuvarlarda pişeceksiniz meslekle ilgili. Laboratuvarlar ne kadar aktif öğrenciyle çalışıyor bu önemli. Projeler önemli, üniversitelerde öğrenciler proje geliştiriyorlar. Pek çok kriterde üniversitelere bakmak gerektiği.” vurguladı.