Sanal kumar bağımlılığı uzun süreli tedavi gerektiriyor!

Abone ol

google news logo
Giriş21 Ocak 2026

Sanal kumar bağımlılığının giderek yaygınlaştığını belirten uzmanlar, bu bağımlılığın bireyin yaşamında hızlı ve yıkıcı değişimlere yol açabildiğini söylüyor.

Sanal kumar bağımlılığının para kontrolünün kaybı, aile ilişkilerinin zayıflaması ve iş yaşamında aksaklıklarla kendini gösterdiğini dile getiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Kişi, para bulmaya yönelik yoğun bir arayış içine girebilir. Çevresindeki insanlarla maddi gerekçelerle iletişime geçmesi ve elde ettiği parayı sanal kumar oynamaya devam etmek için kullanması sık görülen bir durumdur.” dedi. Tedavi sürecinin doğru tanı ile başladığı ve kişiye özel planlandığı vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Çetin, tedavide amacın, bağımlılığı sonlandırmanın ötesinde bireyin yaşam kalitesini kalıcı olarak yeniden inşa etmek olduğuna dikkat çekti.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, sanal kumar bağımlılığının bireyin yaşamına etkileri ile tedavi yöntemleri ve tedavi sürecinden bahsetti.

Sanal kumar bağımlılığı hem psikolojik hem de sosyal boyutta ciddi sonuçlar doğuruyor!

Sanal kumar bağımlılığının, bireyin gündelik yaşamında çoğu zaman fark edilir ve hızlı değişimlerle kendini göstermeye başladığını ifade eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Bu süreçte kişinin rutinleri belirgin şekilde bozulur. Özellikle para harcama alışkanlıklarında kontrol kaybı, aile ve sosyal çevreyle olan ilişkilerde zayıflama, uyku düzeninde ve iş yaşamında aksaklıklar dikkat çeker.” dedi.
Bağımlılıkla birlikte ekonomik sorunların ön plana çıktığını ve bu sorunların yalnızca bireyi değil, çevresini de doğrudan etkilediğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Kişi, para bulmaya yönelik yoğun bir arayış içine girebilir. Çevresindeki insanlarla maddi gerekçelerle iletişime geçmesi ve elde ettiği parayı sanal kumar oynamaya devam etmek için kullanması sık görülen bir durumdur. Bu dönemde bireyin ruh hali belirgin biçimde bozulabilir. Günlük sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanabilir, dikkatini toplamakta güçlük çekebilir ve zihinsel dağınıklık yaşayabilir. Tüm bu belirtiler, sanal kumar bağımlılığının hem psikolojik hem de sosyal boyutta ciddi sonuçlar doğurduğunu gösterir.” şeklinde konuştu.

Sanal kumar bağımlılığı tedavisi, bireyin ihtiyaçlarına göre çok yönlü planlanıyor!

Sanal kumar bağımlılığında tedavi sürecinin, doğru tanının konulmasıyla başladığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Öncelikle danışanın bağımlılık düzeyi, hastalığın şiddeti ve gündelik yaşama olan etkileri ayrıntılı biçimde değerlendirilir.” dedi.

Bu amaçla çeşitli psikiyatrik değerlendirmeler ve gerekli görülen testler uygulandığına değinen Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Tedavi tek boyutlu değildir; bireyin ihtiyaçlarına göre çok yönlü bir planlama yapılır. Uygun vakalarda farmakoterapi (ilaç tedavisi) sürece dâhil edilir. Bunun yanı sıra, bu alanda uzmanlaşmış psikologlar eşliğinde yürütülen psikoterapi süreci tedavinin temel taşlarından biridir. Bazı durumlarda, özellikle belirtilerin şiddetli olduğu vakalarda beyin uyarım tedavileri de tedavi planına eklenebilir. Sürecin kontrol altına alınmasının zorlaştığı ve riskin arttığı durumlarda ise hastanede yatış ihtiyacı gündeme gelebilir.” açıklamasını yaptı.

Tedavinin amacı, bireyin yaşam kalitesini kalıcı olarak yeniden inşa etmek!

Tedavi sürecinin en önemli adımlarından birinin, danışanla ve yakınlarıyla sağlıklı ve güvene dayalı bir iletişim kurulması olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Öncelikle sorun net bir şekilde tanımlanır, ardından kişiye özel bir tedavi planı oluşturulur.” dedi.

Tedavi sürecinin yalnızca danışana değil, yakınlarına da ayrıntılı biçimde anlatıldığının altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Çetin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Böylece herkesin sürece bilinçli ve iş birliği içinde dâhil olması sağlanır. Sanal kumar bağımlılığı tedavisi kısa süreli bir müdahale değildir; aksine uzun soluklu bir yolculuktur. Bu süreç kimi zaman 6 ay, kimi zaman 1 yıl veya daha uzun sürebilir. Danışan ve yakınlarıyla birlikte yapılan ayrıntılı planlama, tedavinin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşır. Amaç, yalnızca bağımlılığı sonlandırmak değil; bireyin yaşam kalitesini kalıcı olarak yeniden inşa etmektir.”