Sosyal medyayı sallayan Nihilist Penguen sadece bir video mu? Prof. Dr. Nevzat Tarhan'dan çarpıcı yorum: “Bu bir başkaldırıdır”

Abone ol

google news logo
Giriş31 Ocak 2026
Güncelleme02 Şubat 2026

Werner Herzog’un 2007 yılında çektiği Encounters at the End of the World belgeselinde yer alan sürüden ayrılan penguen videosu, sosyal medyada milyonlara ulaştı. Kısa sürede popüler kültürün bir ögesi haline gelen “Nihilist Penguen” sadece bir belgesel parçası olmaktan çıkıp çok farklı anlamlara işaret etmeye başladı. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan Tgrthaber.com’a yaptığı açıklamalarda insan psikolojisine dair kritik detaylara değindi. İşte Tarhan’ın gözünden “Nihilist Penguen”…

Son günlerde sosyal medyada nereye baksak Nihilist Penguen’i görüyoruz. Önce masum bir video olarak dolaşıma giren bu belgesel parçası, kısa süre içinde farklı versiyonlara evrildi. Milyonlarca kişi kendi içindeki duyguyu ifade etmek için sürüden ayrılan penguen videosunu kullandı. Kimi duygusal müzik, kimi anlamlı bir yazı ile paylaştıkça paylaştı. Peki, insanlar bu pengueni neden bu kadar çok sahiplendi? Prof. Dr. Nevzat Tarhan bu konuyu “sistemin dişlileri arasında ezilen modern bireyin iç sesi” olarak değerlendirirdi. İşte Tarhan’ın Tgrthaber.com’a yaptığı çok özel açıklamalar…

“Modern insanın sembolik bir başkaldırısı”

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan Nihilist Penguen’in neden bu kadar sahiplenildiğini anlamak için bu metaforu tarihteki örneklerle analiz etmek ve insan psikolojisinin derinliklerine bakmak gerektiğini vurguladı. “Tarihe baktığımızda; Fransız İhtilali öncesinde Rousseau, Voltaire ve Robespierre gibi Bolşevik İhtilali öncesinde ise monarşinin adalet duygusunu yıprattığı dönemlerdeki ‘aykırı’ isimlerin çıkışlarını görürüz.” diyen Tarhan, “Bu dönemlerin ortak özelliği, toplumda ciddi bir ‘anlam çürümesi’ ve ‘birikmiş öfke’ olmasıdır. Bugün de küresel ölçekte benzer bir durum yaşanıyor. Birleşmiş Milletler (BM) raporlarına yansıyan; gelir eşitsizliğinin zirve yapması, adil olmayan paylaşım ve küresel adaletsizlik, insanlarda büyük bir içsel tepki biriktirdi. İşte o penguen bu sistemin içinde sıkışmış, adaletsizliğe uğramış ve anlamını kaybetmiş modern insanın ‘sembolik bir başkaldırısı’ birikmiş öfkesinin bir yansıması haline geldi.” ifadelerini kullandı.

“Gerçek acılar insan zihni için taşınması çok ağır yüklerdir”

Uzman isim gerçek acıların, bazen insan zihni için taşınması çok ağır yükler olduğunun altını çizerken, “İnsanlar doğrudan trajedilerle yüzleşmek yerine, metaforlar üzerinden kendi duygularını yansıtmayı (projeksiyon) daha kolay bulurlar. Penguen burada bir araçtır; insanlar dünyadaki adaletsizliğe, kendi yalnızlıklarına ve sistemin dışına çıkma arzularına o penguen üzerinden ‘mecazi bir anlam’ yükleyerek tepki veriyorlar.” dedi.

“Yalnızlık, insana zehir gibi geliyor”

Prof. Dr. Nevzat Tarhan insan beynini diğer canlılardan ayıran en temel özelliğinin “anlam arayan bir organ" olması olduğuna dikkat çekti ve “Yapılan nörobilimsel çalışmalar ve anaokulu çocukları üzerindeki çikolata deneyleri gösteriyor ki; adalet duygusu öğrenilen bir şeyden ziyade, genetik bir altyapıya (metakognitif genler) sahiptir. Yalom, insanoğlunu bekleyen 4 temel anksiyeteden bahseder. Korkulardan biri anlam arayışı. Anlamı bulamadığı zaman kaygı ortaya çıkıyor. Diğeri özgürlük arzusu. Kişi kendini özgür hissetmediği zaman kaygılı hissediyor. Bir diğer korku da ölüm korkusu. Ölüm konusunda bir tanımlama yapmadığı zaman korku artıyor. Bir diğer korku da yalnızlık. Yalnızlık, insana zehir gibi geliyor. Bunlar varoluşsal temel korkulardır. Bu korkuların arka planında tek bir duygu var, belirsizlik. Belirsizliği tanımladığımız zaman bu korkular anında düzeliyor. Özgürlüğün en büyük düşmanı kuralsızlıktır. Özgürlüğü koruyan şey doğru kurallardır. Bu gibi tanımlamalar getirdiğiniz zaman korkular gidiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Bir sosyal ipucudur”

Günümüzde yaşanan en büyük tehlikenin “küresel yalnızlık” ve bunun getirdiği varoluşsal anksiyete olduğunu söyleyen Tarhan, “Modern dünya, bireyi konforun içine yerleştirirken anlamdan uzaklaştırdı. Sürüden ayrılan o penguen; aslında kalabalıklar içinde yalnızlaşan, sistemin dişlileri arasında ezilen ve “Ben de bu sürüden gitmek istiyorum.” diyen modern bireyin iç sesidir. İnsanlık o penguene bakarken aslında kendi yalnızlığına, kendi adaletsizliklerine ve kendi anlam krizine ağlıyor. Birikmiş öfkesinin de bir yansıması… Bu video, küresel sistemin ruh sağlığındaki bozulmanın ve büyük bir zihniyet değişimine olan ihtiyacın sessiz ama derinden gelen bir sosyal ipucudur.” dedi.

TGRT HABER