Asperger Sendromunda doğru destek hayat değiştiriyor!
Asperger sendromunun, basit bir davranış sorunu olmadığını belirten uzmanlar, sosyal ve duygusal alanlarda zorlanmalara yol açan nörogelişimsel bir durum olduğunu söylüyor.
Bu bireylerin çoğu zaman ortalama ya da ortalamanın üzerinde zekâ ve güçlü sözel becerilere sahip olduklarını aktaran Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Ancak basit imalı lafları bile anlamada güçlük veya temel sosyal normlar için gerekli olan basit konuşmalarda zorluk gözlemlenir.” dedi. Erken teşhis ve doğru yönlendirmenin, yaşam kalitesini belirgin biçimde artırdığına vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Luş, tedavi sürecinin, iyileştirmekten çok bireyin güçlü yönlerini desteklemeye ve zorlandığı alanları yönetmesine yardımcı olmaya odaklandığını kaydetti.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, 18 Şubat Dünya Asperger Günü kapsamında açıklamalarda bulundu.
Asperger, davranış sorunu değil; nörogelişimsel bir bozukluk!
Asperger sendromu olan bireylerin ortalama ya da ortalamanın üstünde dil ve zeka yetenekleri olduğunun gözlemlendiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Çoğu otizmliden farklı olarak insan ilişkilerine heveslidirler ancak çoğunlukla kendi ilgi alanları doğrultusunda ilişki kurmak isterler. İyi sözel becerileri ve özellikle ilgi alanlarında ciddi bir bilgi birikimleri vardır ancak basit imalı lafları bile anlamada güçlük veya temel sosyal normlar için gerekli olan basit konuşmalarda zorluk gözlemlenir.” dedi.
Toplumda Asperger sendromu hakkında sık karşılaşılan yanlış inanışlar olduğuna değinen Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Asperger sendromlu bireylerin duygusal olarak soğuk ve ilgisiz oldukları, sosyal becerilerden tamamen yoksun oldukları ve Asperger sendromu olan herkesin otizmin bütün belirtilerine sahip olduğu düşünceleri sık karşılaşılan yanlış inançlardır. Asperger sendromunun basit bir davranış bozukluğu olduğu inancı da sık karşılaşılan yanlışlardan biridir. Asperger sendromu nörogelişimsel bir bozukluktur ve sosyal, duygusal ve davranışsal anlamda bazı zorlanmalara neden olur.” açıklamasını yaptı.
Erken teşhis, doğru destek ve eğitimle yaşam kalitesi önemli ölçüde artıyor!
Asperger sendromunun yaşamın erken döneminden itibaren başladığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Aileler çocuklarında küçük yaşlardan itibaren uygun davranışlarda bulunmama, konuşmaya uygun cevap verememe gibi sosyal ilişkilerde beceriksizlik; yüz ifadesi, beden dili gibi sosyal mesajları anlayamamak, konuşmada mizahı ve alaycılığı ya da normal konuşma için önemli olan jestleri ve sosyal ipuçlarını anlamakta zorlanma gibi önemli belirtileri gördüklerinde muhakkak bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurmalıdırlar.” dedi.
Tek bir konuya aşırı ve yoğun ilgi gösterme ve İlgi duyduğu konuya tekrar tekrar dönmenin de yine önemli bir gösterge olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Erken teşhis, bireylerin yaşam kalitesini artırmak için çeşitli stratejiler ve destek mekanizmalarının geliştirilebilmesi için zamanında müdahale edilme şansı vermesi nedeniyle oldukça önem taşır. Bireylerin güçlü yönlerini anlamak ve zorluklarına yönelik doğru yaklaşımlar geliştirmek ve bireylerin ihtiyaçları olan doğru eğitim programına erken yaşta yönlendirilmeleri ileri yaşlarda yaşam kalitesini önemli ölçüde arttırır.” şeklinde konuştu.
Asperger’de tedavi, yaşam kalitesini artırmaya yönelik kişiye özel bir destek!
Sosyal ilişkilerin, Asperger sendromlu bireyler için en çok zorlanılan alan olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Sosyal ipuçlarını okuma, empati kurma ve karşılıklı sohbeti sürdürme konusunda oldukça zorlanabilirler. Bu durum, bireyin yalnızlaşmasına ve sosyal izolasyona yol açabilir.” dedi.
Asperger sendromu tedavisinin, durumu ‘iyileştirmek’ yerine bireyin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen destekleyici terapileri içerdiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Tedavi planı, zayıf ve güçlü yönleri birlikte ele alınarak ‘kişiye özel’ oluşturulmalıdır. Sosyal Beceri Eğitimi, bilişsel davranışçı terapi (BDT), davranışsal destekler, özel eğitim müdahaleleri ve anne-baba eğitimi ve yönlendirmesi gibi yöntemlerle yaşanan zorlukların yönetilmesi hedeflenebilir.” ifadelerini kullandı.
İşveren farkındalığı ve esnek düzenlemeler, iş hayatına entegrasyonu kolaylaştırır!
Yetişkin Asperger’li bireylerin iş yaşamında hangi desteklere ihtiyaç duydukları hakkında da bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, sözlerini şöyle tamamladı:
“İşyerinde ekip çalışması gibi sosyal beceri gerektiren durumlar zorlayıcı olabilir. İşverenlerin farkındalığı, esnek çalışma düzenlemeleri ve mentorluk programları, bu bireylerin iş hayatına entegrasyonunu kolaylaştırır. Sosyal etkileşimde yaşanan zorluklar iş yerinde yanlış anlaşılmalara yol açabilir. Bu bireyler genellikle belirli bir konuya yüksek düzeyde ilgi duyarlar ve bu konuyu öğrenmek için aşırı miktarda zaman harcayabilirler, bu da bir işe dikkatlerini verme veya aynı anda birden fazla görevi yerine getirme becerilerini engelleyebilir. İşyerinde açık ve doğrudan iletişim stratejileri geliştirmek faydalıdır.”
- En son haberler
- Asperger Sendromunda doğru destek hayat değiştiriyor!16 Şubat 2026
- Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Bir ev, sevgi ve güvenle ‘HÂNE’ olur”16 Şubat 2026
- Entangled Histories seminerinde Orta Çağ edebiyatı ele alındı16 Şubat 2026
- Modern dünyada insana yeni yol arkadaşı kediler!16 Şubat 2026
- Ruh sağlığı yaşamın temeli!16 Şubat 2026
- Akademik koordinatörlerin rehberliğiyle süreç daha sağlıklı ilerliyor…16 Şubat 2026
- Prof. Dr. Nevzat Tarhan’dan eğitimde paradigma dönüşümü çağrısı!16 Şubat 2026
- AR-GE ve inovasyon artık zorunluluk!13 Şubat 2026
- Akademisyenlerden kritik rapor! Yeni medya aileyi nasıl değiştirdi?13 Şubat 2026
- Üsküdar Üniversitesinden küresel akademiye önemli katkı13 Şubat 2026
