Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Kauçuk gibi esneyelim ve dağılmayalım

Abone ol

google news logo
Giriş17 Aralık 2016
Güncelleme10 Nisan 2023
Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Kauçuk gibi esneyelim ve dağılmayalımBombalar patlıyor, canlarımız gidiyor, ciğerimiz yanıyor. Gittikçe daha çok umutsuzluğa düşüyoruz! 'Peki ne yapabiliriz?' sorusunu Prof. Dr. Nevzat Tarhan'a sorduk: Kauçuk gibi olalım; esneyelim ama dağılmayalım...Türkiye, art arda yaşanan terör olaylarıyla sarsılıyor. Geçtiğimiz hafta 44 şehit verdiğimiz Beşiktaş’taki saldırıdan sonra, bugün de güne Kayseri’deki saldırı ile başladık. 13 şehit ve 48 yaralının olduğu saldırı sonrasında yine toplumda isyan sesleri yükseliyor. Herkes ‘yeter’ demekten bıkmış, isyan etmekten yorulmuş durumda. Hiç beklemediğiniz durumlarda ve yerlerde karşımıza çıkarak, terörün en çirkin yüzü ile bizi yıldırmak istiyorlar. Peki yöneticiler ve anne babalar ne yapmalı, toplumsal ve bireysel olarak bu olaylarla nasıl başa çıkabiliriz?Toplum Psikolojisi kitabının yazarı, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan hepimize ‘Kauçuk gibi olun’ önerisinde bulundu. İşte Tarhan’ın değerlendirmesi:

“KÖTÜ DÜNYA SENDROMU YARATMAK İSTİYORLAR”

“Türkiye’de sürekli saldırılar düzenleyerek, insanların güven duygusunu kırmak, gelecek kaygısı yaratmak ve dehşet duygusunu yaşatmak istiyorlar. Burada ‘kötü dünya sendromu’ denilen durum hedefleniyor. Sosyal psikologların uzun zamandır kullandığı bu sendrom,  toplum olarak umut duygusunun çok fazla darbe aldığı durumlarda kullanılıyor.
Bu sendromun 3 belirtisi var:
1. Bazı insanlarda bu sendrom, içine kapanma, sosyal ortamdan kopma şeklinde belirti gösterir
2. Bazı insanlar ise daha da hırçınlaşır ve teröre karşı bir terör yaratarak karşılık vermek ister.
3.Diğer bir grup da bu durumdan bıkar ve ülkeyi terk etmeyi hayal eder ya da imkanı varsa gider.
Teröristlerin istediği ise bu duygu durumlarını ortaya çıkartmaktır. Özellikle gelecek endişesi yaratarak, insanların kişisel ve kültürel yapısına göre bu üç durumdan birinin ortaya çıkmasını sağlarlar.
Bu nedenle ‘Türkiye güvenli bir ülke değil’ duygusunu giderecek çalışmalar yapmak gerekiyor. İnsanlara, durumun kontrol altına alınacağı ve gerçekçi çözümler oluşturulacağı konusunda umut verilmeli. Yöneticilerin buna özen göstermesi gerek.
Özellikle gençler ve çocuklar çok etkileniyor bu olaylardan. Çocuklar, anne babalarının olaylar karşısındaki tavırlarına bakarak, kendilerine onu model alıyorlar. Ebeveynlerin de bu noktada dikkatli olması şart. Daha olumlu bir tavır sergilemeleri gerekiyor. Ancak burada olayı inkar etmemek, olmamış gibi davranmamak da çok önemli. Çünkü inkar etmek, çocuklarda güven duygusunu zedeleyen bir durumdur.
Hepimiz bir gemideyiz. Kaptana ya da diğer mürettebata kızmak yerine geminin tamamını düşünülmeli. Yöneticilerin hataları elbet konuşulmalı ama abartılardan kaçınmalı. Hepimiz zarar görüyoruz çünkü. Zaten bizi parçalamak istiyorlar ve bundan haz alıyorlar. Güçlenerek ve birleşerek bu durumları atlatmamız şart. Gerilim politikalarını azaltmak ve öfkeye öfkeyle karşılık vermek yerine sakin kalmak gerekiyor. Dediğim gibi teröristler en çok gerilmemizi ve parçalanmamızı istiyorlar.

Psikolojide strese karşı 3 davranış modeli vardır:

1- Kimi insan stresi sünger gibi emer ve onunla yaşar
2-Kimileri strese karşı bir teflon gibidir. Daha bencilce yaklaşır. Kendisi yanmaz ama temas edeni yakar
3-Kimisi de kauçuk gibidir. Stresi öğütür, azaltır ve onunla sağlıklı bir şekilde mücadele eder.
İnsanlara tavsiyem kauçuk modelini benimsemeleri… Toplum olarak kauçuk gibi olalım; esneyelim ama dağılmayalım”

SÖZCÜ/Eser Akgül