“11. Meşkûre Sargut Hatırasına” programı Üsküdar’da düzenlendi
Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü, Kerim Vakfı ve TÜRKKAD iş birliğiyle bu yıl 11’incisi düzenlenen “Meşkûre Sargut Hatırasına” programı “Mürşid Aşkı” temasıyla gerçekleşti. Program kapsamında gerçekleştirilen panelde gönül insanlarının rehberliğinde insanın mânevî yolculuğu ve aşk kavramı tasavvufî yönleriyle ele alındı. Devlet Sanatçısı, Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğr. Gör. Ahmet Özhan, aşkın varlığın özü ve ilahî kaynağa dayanan bir meyil olduğunu da vurguladı. Bu bağlamda dünya hayatı bir hatırlama ve mânevî yükseliş süreci olarak değerlendirildi.


Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşke Nermin Tarhan Konferans salonunda düzenlenen programın açılış konuşmasını Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Cemalnur Sargut’un yaptığı programda günün teması üzerine bir panel düzenlendi. Programın ana konuşması Devlet Sanatçısı, Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğr. Gör. Ahmet Özhan tarafından yapıldı.

Düzenlenen panelde günün teması üzerine konuşmalar yapıldı
Anma programı kapsamında düzenlenen panele Enstitünün öğrenci ve mezunlarından Ayfer Özada, Emine Timur, Nazlı Kayahan ile Şehvar Tükek katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Cangüzel Güner Zülfikar üstlendi.
Panelde gönül insanlarının rehberliğinde insanın mânevî yolculuğu üzerine konuşmalar yapıldı. Aşk kavramı nefsânî yönelimlerin ötesinde, varlığın asıl nüvesi ve yaratılışın temel ilkesi olarak tanımlandı. Konuşmacılar, insanın ilahî kemâlin tecelli noktası ve bu ilahî meylin en pürüzsüz aynası olduğunu vurgularken dünya hayatının bir iniş ve hatırlama yoluyla gerçekleşen bir yükseliş süreci olduğu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Cangüzel Güner Zülfikar, Meşkûre Sargut’un mektuplarından Hz. Peygamberin hayatından verdiği örnekleri okuyarak, aşkın insanı kemale giden yolculuğundaki yerinden bahsetti.
Daha sonra Öğr. Gör. Ahmet Özhan “Mürşid Aşkı” konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Öğr. Gör. Ahmet Özhan: “Varlığın nüvesi Aşktır”
Varlığın nüvesinin aşk olduğunu vurgulayan Öğr. Gör. Ahmet Özhan; “Bilinmek ve sevilmek muradıyla âlemleri yaratan Cenab-ı Hakk’ın bu muradında altı çizili olarak başköşede ‘Aşk’ yaşar, Aşk oturur. Hiç şüphe yok ki varlığın nüvesi Aşktır. Aşkın gerçeği varken birtakım nefsî yönelimleri Aşk olarak tarif etmek gayreti fevkalade üzücü olduğundan, şu aşkı bir tarif edelim diye içimden geçti.” diyerek sözlerine başladı.
“Aşk, Cenab-ı Hakk’ın Zâtında mündemiçtir”
Aşkın ilahî bir meyil olarak kaynağını Zât-ı İlahî’den aldığını belirten Özhan; “Aşk evvel emirde Cenab-ı Hakk’ın zatında mündemiçtir oradan da tüm varlığa sirayet eder. Nitekim bir kudsi hadiste, ‘Ben bir gizli hazineydim, bilinmeyi sevdim. Bu sebepten mahlûkatı var ettim, böylece onlar beni bildiler.’ buyurulur. Hadiste geçen ‘Sevdim’ ifadesi sevginin ve aşkın Zât’a ait bir nitelik olduğunu vurgular. İşte aşkın menşei ve ilkesi ehlullah nezdinde budur. Bu ilke bilgi ve varlığı, marifet ve muhabbeti birbirine bağlar.” ifadelerini kullandı.
“İnsan, o aşk meylinin en pürüzsüz aynasıdır”
İnsanın ilahî kemâlin en kapsamlı tecelli noktası olduğuna dikkat çeken Özhan; “Varlığa geliş zinciri nihayet insanın zuhuru ile kemâline erer. ‘Âdem’e esmâyı talim ettik.’ sırrıyla var edilmiş insanda, Cenab-ı Hakk’ın kemâlinin bütüncül surette tecelli ettiği söylenmiştir. İnsanın bilkuvve taşıdığı değerler ve nitelikler, murad-ı ilahîyi yerine getirebilecek bir kabiliyet olarak burada açığa çıkar. İşte aşk dediğimiz ilke bu tecellinin arkasındaki asıl meyildir ve insan o meylin en pürüzsüz aynasıdır.” şeklinde konuştu.
“Aşk bir hatırlamaktır”
Dünya hayatını bir hatırlama ve mânevî yükseliş yolculuğu olarak nitelendiren Özhan; “Zat mertebesinden dünyaya tenezzül bir iniş olsa da hikâye burada bitmez, şuhud âleminde başlayan seyr-ü süluk, kavs-i uruç ile yeniden yükseliştir. Bu, insanın inişte unuttuğunu çıkışta hatırlaması, varlığındaki birlik şehadetini yeniden kuşanmasıdır. Bu bakımdan aşk bir hatırlamaktır. Ne var ki bu bilince erişmek ciddi bir imtihanı gerektirir çünkü nefis insanı arzulara ve bedenselliğe doğru iterken aşk insanı sahip olmaya değil ‘olmaya’ çağırır.” dedi.
“Kozayı delmek hakikate doğru yürüyüşün ilk hareketidir”
Nefis terbiyesini ve hakikate yürüyüşü ipek böceğinin koza hikâyesiyle anlatan Özhan; “İnsanın zorlu bir eşiği aşmasını ‘koza’ örneğiyle anlayabiliriz tırtıl eğer çabası neticesinde elbisesini yırtar, kanatlarını çıkarıp uçarsa bunun adı aşktır. Nefsinin kozası içinde kalan insan, oradaki hayatıyla mutlu olduğunu zanneder oysa kozayı delmek hakikate doğru yürüyüşün ilk hareketidir. İnsan idrak kabiliyetiyle kozasını delme ve kendi ufkuna ‘miraç etme’ kabiliyetine sahiptir mesele bu istidadı bilfiile aktarabilmektir.” diyerek sözlerini sonlandırdı.


Programın sonunda Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Cemalnur Sargut, Öğr. Gör. Ahmet Özhan’a hediye takdiminde bulundu.
- En son haberler
- AR-GE ve inovasyon artık zorunluluk!13 Şubat 2026
- Akademisyenlerden kritik rapor! Yeni medya aileyi nasıl değiştirdi?13 Şubat 2026
- Üsküdar Üniversitesinden küresel akademiye önemli katkı13 Şubat 2026
- Biyoteknoloji Vadisi ve Üsküdar Üniversitesi arasında stratejik iş birliği13 Şubat 2026
- “11. Meşkûre Sargut Hatırasına” programı Üsküdar’da düzenlendi13 Şubat 2026
- “Mafya tipi güçlü erkek” figürü gençlerin partner seçimlerini etkiliyor!13 Şubat 2026
- Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Beyne serotonerjik bir yaşam felsefesi lazım”12 Şubat 2026
- Estetik ve sağlık bir arada!12 Şubat 2026
- Radyo yayınları kültürel mirası canlı tutuyor!12 Şubat 2026
- Dijital linçte beyinde ‘karanlık tutkal’ etkisi!12 Şubat 2026
