Akademisyenlerden kritik rapor! Yeni medya aileyi nasıl değiştirdi?
Üsküdar Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, AI Labs ve Üsküdar Üniversitesi İnsan Odaklı İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi (İLİMER) tarafından düzenlenen 2. Yeni Medya ve Aile Çalıştayı’nın sonuç raporu yayımlandı.
Dijitalleşme, yapay zekâ ve yeni medya teknolojilerinin aile yapısı üzerindeki çok boyutlu etkileri bilimsel veriler ışığında masaya yatırıldı. 2025 “Aile Yılı” kapsamında düzenlenen çalıştayın sonuç raporu elektronik ve açık erişimli olarak kamuoyuyla paylaşıldı.
Sonuç raporu, dijitalleşmenin geri döndürülemez bir süreç olduğuna işaret ederken, aile kurumunun korunmasının bilinçli medya kullanımı, güçlü hukuki altyapı ve değer temelli iletişim pratikleriyle mümkün olabileceğini ortaya koyuyor.


Üsküdar Üniversitesi ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) iş birliğinde düzenlenen II. Yeni Medya ve Aile Çalıştayı’nın sonuç raporu yayımlandı. 3 Aralık 2025 tarihinde Üsküdar Üniversitesi Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştay, 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesi çerçevesinde aile kurumunun dijital çağdaki dönüşümünü ele almak amacıyla düzenlendi.
Çalıştay; Üsküdar Üniversitesi, ÇOMÜ, AI Labs ve Üsküdar Üniversitesi İnsan Odaklı İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi (İLİMER) iş birliğiyle hayata geçirildi. Alanında uzman yaklaşık 85 akademisyen ve sektör temsilcisinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, yeni medyanın aile üzerindeki etkileri sosyolojik, psikolojik, hukuki ve teknolojik boyutlarıyla değerlendirildi.




Rektörlerden ortak yayın yönetmenliği
Sonuç raporunun genel yayın yönetmenliğini Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. R. Cüneyt Erenoğlu üstlendi. Editörlüğünü ise Prof. Dr. Deniz Yengin, Prof. Dr. Gül Esra Atalay ve Prof. Dr. B. Aykut Arıkan yaptı.
AI Labs Yayınları tarafından elektronik ortamda ve açık erişimli olarak yayımlanan rapor, dijitalleşmenin aile içi iletişimden mahremiyete, ebeveynlik pratiklerinden hukuki düzenlemelere kadar uzanan geniş bir etki alanını bilimsel veriler ve uzman görüşleriyle ortaya koyuyor.

Aile yapısının dijital dönüşümü mercek altında
Çalıştay kapsamında eşler arası iletişim, ebeveyn-çocuk ilişkisi, aile değerleri, yapay zekâ, bağımlılık ve hukuk başlıklarında oluşturulan altı farklı masa etrafında kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Raporda; dijital bağımlılık, siber zorbalık ve mahremiyet ihlalleri gibi risk alanları analiz edilirken, sosyal medya kullanımının aile içi iletişimi nasıl dönüştürdüğüne ilişkin bulgular da paylaşıldı.
Raporda, yeni medya araçlarının aileyi yalnızca teknik değil, aynı zamanda kültürel ve psikolojik düzeyde dönüştürdüğü vurgulandı. Özellikle sosyal medya kullanımının aile içi yüz yüze iletişimi azalttığı, bireylerin aynı fiziksel ortamda bulunmalarına rağmen dijital ortamlarda zaman geçirmelerinin “birlikte ama yalnız” olgusunu güçlendirdiği ifade edildi.
Öne çıkan risk alanları
169 sayfadan oluşan raporda öne çıkan risk alanları şöyle sıralandı:
“Dijital yalnızlık” ve iletişim kopuşu
Yeni medya araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte aile bireylerinin ortak zaman geçirme alışkanlıklarının zayıfladığı, ekran temelli iletişimin yüz yüze etkileşimin yerini almaya başladığı tespiti paylaşıldı.
Yapay zekâ ve dezenformasyon
Yapay zekâ destekli içerik üretiminin artmasıyla birlikte dezenformasyon riskinin büyüdüğü, “deepfake” teknolojilerinin dolandırıcılık ve itibar kaybı gibi tehditler oluşturduğu belirtildi.
“Sharenting” ve dijital ayak izi
Ebeveynlerin çocuklarına ait görsel ve kişisel bilgileri sosyal medyada paylaşmasının (sharenting), çocukların gelecekte mahremiyet ihlalleri ve kalıcı dijital iz sorunlarıyla karşılaşmasına yol açabileceği vurgulandı.
Dijital kumar ve bağımlılık
Dijital mecralar aracılığıyla yasa dışı bahis ve kumar yaşının 13’e kadar düştüğüne dikkat çekilerek, bu durumun aile ekonomisi ve aile bütünlüğü üzerinde ciddi riskler oluşturduğu ifade edildi.
Somut çözüm önerileri ve stratejik eylem planı
Rapor, yalnızca sorunları tespit etmekle kalmayıp çözüm önerileri ve stratejik bir eylem planı da ortaya koydu. Öne çıkan öneriler arasında şunlar yer alıyor:
1. Hukuki düzenlemelerin güçlendirilmesi
-6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanması
-Dijital şiddetin müstakil bir suç olarak tanımlanması
-Yapay zekâ ile işlenen suçlara ağırlaştırıcı nedenler getirilmesi
2. Dijital ve yapay zekâ okuryazarlığı
Sadece çocuklara değil, ebeveynlere yönelik de “Yapay Zekâ Okuryazarlığı” ve “Dijital Mahremiyet” eğitimlerinin yaygınlaştırılması önerildi.
3. Medya etiğinin güçlendirilmesi
RTÜK ve basın meslek örgütleri aracılığıyla aile ve çocuk haberlerinde sansasyondan uzak, mağdur odaklı ve etik bir dilin teşvik edilmesi gerektiği belirtildi.
4. Dijital detoks ve ortak zaman
Aile içi bağları güçlendirmek için ekran dışı sosyal ve fiziksel etkinlik alanlarının artırılması, belirli zaman dilimlerinde dijital cihaz kullanımına sınırlama getirilmesi tavsiye edildi.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Yemekte telefonları tamamen kaldırın”
Çalıştayın açılışında konuşan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijitalleşmenin kaçınılmaz olduğunu ancak bilinçli kullanımın şart olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Tarhan, dijitalleşmenin aile içi ilişkilere zarar veren yönlerine dikkat çekerek, çözüm önerilerini de anlattı.
Yemek esnasında telefonların tamamen kaldırılmasını öneren Prof. Dr. Tarhan, bazı ailelerde “telefonların toplandığı tabak” uygulamasının bile ortaya çıktığını aktardı. Yaşa göre ekran kuralının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini, bu konuda devletin de düzenleme çalışmalarını hızlandırdığını söyleyen Prof. Dr. Tarhan, aile içinde haftada belirli zamanların “dijital detoks” olarak ayrılmasının önemine vurgu yaptı.
Prof. Dr. Tarhan, “Aile günü, anne günü, baba günü gibi uygulamalarla çocuklar dijitalden kısa süreli de olsa ayrılabilir. Böylece dijitalleşmenin toksik etkileri azaltılır, olumlu etkilerinden de yararlanmaya devam edilir.” şeklinde konuştu.
Modern çağda aileyi korumak mümkün mü?
Sonuç raporu, dijitalleşmenin geri döndürülemez bir süreç olduğuna işaret ederken, aile kurumunun korunmasının bilinçli medya kullanımı, güçlü hukuki altyapı ve değer temelli iletişim pratikleriyle mümkün olabileceğini ortaya koyuyor.
Bilimsel veriler ve uzman görüşleri ışığında hazırlanan eser hem politika yapıcılar hem akademisyenler hem de aileler için yol gösterici bir kaynak niteliği taşıyor.
Raporun tamamına AI Labs Yayınları üzerinden elektronik ve açık erişimli olarak ulaşılabiliyor.
- En son haberler
- AR-GE ve inovasyon artık zorunluluk!13 Şubat 2026
- Akademisyenlerden kritik rapor! Yeni medya aileyi nasıl değiştirdi?13 Şubat 2026
- Üsküdar Üniversitesinden küresel akademiye önemli katkı13 Şubat 2026
- Biyoteknoloji Vadisi ve Üsküdar Üniversitesi arasında stratejik iş birliği13 Şubat 2026
- “11. Meşkûre Sargut Hatırasına” programı Üsküdar’da düzenlendi13 Şubat 2026
- “Mafya tipi güçlü erkek” figürü gençlerin partner seçimlerini etkiliyor!13 Şubat 2026
- Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Beyne serotonerjik bir yaşam felsefesi lazım”12 Şubat 2026
- Estetik ve sağlık bir arada!12 Şubat 2026
- Radyo yayınları kültürel mirası canlı tutuyor!12 Şubat 2026
- Dijital linçte beyinde ‘karanlık tutkal’ etkisi!12 Şubat 2026
